çocuk istismarı


Çocuk Bedenime Dokunma
a
UNUTMAYIN !!!
Cinsel istismarın en güçlü göstergelerinden biri, çocuğun ifadesidir. Çocuk cinsel istismara uğradığını söylüyorsa, bunu ciddiye alın. Çocuğun iyiliği ve onu korumak için kuşkularınızı bir kenara bırakın ...

Çocuk gelişimi ve ruh sağlığının önemsenmesinin toplumun gelişmesi ve güçlenmesi için bir ön koşul olduğu bilinmektedir. Son zamanlarda, devlete ait kuruluşlar ve bakanlıklar tarafından çocuk ve gençlere karşı ruhsal travma etkisi taşıması nedeniyle istismar olarak değerlendirilebilecek birçok uygulama hatalarının yapıldığına üzüntüyle şahit olmaktayız.

Okullarda Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 6 yaş ve üzeri çocukların ebeveynlerinin bilgisi ve izni dışında sorgulandığı, güven duyduğu ailesi ve öğretmenleri ile ilgili yanlı soruların sorulduğu ve yanıtların istendiğine ilişkin derneğimize bilgiler gelmektedir. Ayrıca durum kısıtlı olsa da basında da yer almıştır.

Sorgulamaya maruz kalan çocukların aileleri tarafından iletilen soruların içeriği değerlendirildiğinde, çocukların bu sorularla ciddi kaygı yaşayabileceği, verdiği yanıtlardan dolayı suçluluk duyabileceği açıktır. Ayrıca, tanımadığı erişkinler tarafından nedenini anlayamadığı bir şekilde sınıfından alınıp, sorgulanma süreci içine konulması başlı başına her yaş grubundaki çocuk için bir ruhsal travma ve bir çeşit duygusal istismardır.



Küçük yaştaki çocuklar düşünüldüğünde; nedenini bilmediği, altında yatan amacı algılayamayacağı bir yaşta bu tür sorgulamalara maruz kalmak, çocukta belirsizlik, kaygı, endişe duyguları yaratacak ve yetişkinlere karşı güven duygusunu sarsacaktır. Aile ortamından sonra en çok korunduğunu ve güven duyduğunu hissettiği okula karşı kaygı ve güvensizlik duyguları oluşacaktır. Bu durum, bazı erken yaş çocuklarında okul korkusunu tetikleyecektir. Okul ve öğretmenleriyle bağlarının kopmasına, okul ve çevre ile ilgili yoğun kaygılara; sorgulanmanın altında yatan gerçeği ebeveynlerinden öğrenmeleri durumunda ise yoğun suçluluk duyacak ve sevdiklerine zarar verdiğini düşünecektir.

Bu sorgulamayı algılayabilecek düzeydeki çocuk ve ergenler ise yaşadıklarını bir çeşit duygusal işkence olarak değerlendirecekler ve kendi söylemlerinin ailelerine ve öğretmenlerine zarar vereceği, her söylediklerinin onları incitebileceği kaygısı ile sıkışmışlık ve çaresizlik yaşayacaklardır. Bu ise öfke, huzursuzluk, kaygı ile giden tepkilere ve gençler arasında siyasetin yaratacağı kutuplaşmalara neden olabilecektir.

Bu tarz ruhsal travmalara maruz kalan çocuklarda, travma etkileri erken ve geç dönemde çeşitli ruhsal bozuklukların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı gibi çocukların yüksek yararını en önemli ilke olarak benimsemesi gereken bir bakanlığın birebir çocuklara zarar verecek bir uygulamaya başlaması, çocuklarda bölünmeye, kaygıya, korkuya yol açtığı gibi ötekileştirmeye yatkınlığı da artıracaktır. Bu yanı ile gelişimlerinde son derece önemli olan akran ilişkileri ve sosyalleşme becerileri de risk altına girecektir.

Yukarıda sıraladığımız nedenlerin yanı sıra çocuğun üstün yararını koruyan ulusal ve uluslar arası tüm yasa ve sözleşmelerden doğan sorumluluğunu göz önüne alarak Milli Eğitim Bakanlığı’nın bu uygulamasını ivedilikle durdurması gerektiği kanısındayız. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı uzmanları olarak bilimsel görüşümüzü tüm kamuoyunun dikkatine sunarız.





cocuk cinsel istismarı, çocuğun, istismar, cinsel istismar , tecavuz , kadına şiddet , cocuğa tecavüz , çocuk istismarı , cocuk istismarı , çocuğa istismar , cocuk istismarı , cocuk ıstısmarı , çocukistismarı.com , cocukistismarı.com,cocukistismari.com
a